Throttling, Twitter ve Facebook’a erişim kesmenin yeni yöntemi!

Paylaşın: FacebooktwitterlinkedinmailFacebooktwitterlinkedinmail
Takip Edin: twitterlinkedinyoutubetwitterlinkedinyoutube

throttling-twitter-facebookwww.habeturk.com : Ankara’daki terör saldırısının ardından Twitter ve Facebook gibi sosyal medya sitelerine erişimde sorun yaşanırken, Twitter’in resmi hesabından yaptığı, “Türkiye’de birçok yerde erişim sorunu yaşandığı haberi alıyoruz. Sorunu araştırıp, erişimi tekrar sağlamayı umuyoruz” açıklaması bu işlemin teknik olarak nasıl gerçekleştirildiği sorusunu gündeme getirdi. Uzmanlar, bu işleme, “throttling” yani Türkçe ifadesi ile boğazını sıkmak/kesmek adı verildiğini belirtirken olayın olduğu gün sosyal medyaya ulaşımda sorun yaşanmasını otoyol örneğiyle anlatıyor. Buna göre söz konusu sitelere açılan otoyol şeritlerinin sayısı, erişimi yavaşlatmak ya da engellemek için azaltılıyor. Normalde, 5 şeritli olan yol 1’e düşürülüyor. Abone, şerit ya da bant sayısı ciddi biçimde azaltıldığı için siteye giremiyor.

Sosyal medya uzmanı ve bilişim avukatı Serhat Koç, sitelerin teknik olarak yavaşlatılabildiğini belirterek, “İnternet sağlayıcılarında, her siteye ait çok sayıda IP havuzu var. Bu havuzdaki IP’lerin bant genişliği düşürülebilir. Nedeni politik ya da ticari olabilir. Türkiye’de bu konuda yasal bir düzenleme yok. Yavaşlatma yapılan şirket bu konuda hakkını arayabilir” dedi.

‘HIZLI GİDİŞE ENGEL’

Alternatif Bilişim Derneği Üyesi Barış Büyükakyol da Türkiye’de Twitter ve Facebook gibi her internet sitesinin kullandığı bir bant genişliği olduğunu belirterek, “Bu bant genişliği birkaç tuşluk işlemle daraltılabilir. Bunu daraltırsanız, geçebilecek veri hacmi düşerek site yavaşlar. Buradaki daraltmaya da ‘throttling’ işlemi denir. Yani Twitter’ın kendi ana sunucusuna giden otoyolun şeritleri kapatılıyor. Yoldan hızlı gidilmiyor” dedi.

1 MİLYONA YAKIN ‘PATLAMA’ TWIT’İ ATILDI

Ankara’daki bombalı saldırı, sosyal medyaya damga vurdu. Erişim engeli yavaşlatsa da Twitter’da 2 günde 1 milyona yakın patlamayla ilgili twit atıldı.

ERİŞİM ENGELİ TWİT’LERİ YARILADI

Cumartesi günü Ankara’da yaşanan ve son açıklamalara göre 97 vatandaşın ölümüne neden olan bombalı saldırı, Twitter’da da en çok konuşulan konu oldu. Ancak cumartesi günü internetteki yavaşlama atılan twit’lerin de azalmasına yol açtı. Sosyal medya analiz şirketi Somera verilerine göre, saldırıdan önceki haftada günde ortalama 7.3 milyon Türkçe twit atılırken, 10 Ekim Cumartesi günü internet kesintilerinin etkisiyle bu rakam 3.8 milyona geriledi, yani yarıya düştü. 11 Ekim Pazar günü ise atılan twit sayısı tekrar yükseldi ve 6.6 milyona çıktı. Atılan twit’lerin önemli bir kısmında Ankara ve patlama kelimeleri geçti. Cumartesi günü atılan 3.8 milyon Türkçe twit’in 420 bin 825 adedi Ankara’daki patlamayı konu edinirken, ertesi gün ise bu rakamlar sırasıyla 6.6 milyon ve 549 bin 111 olarak gerçekleşti

SURUÇ’TA ENGEL OLMAMIŞTI

20 Temmuz Pazartesi gerçekleşen Suruç katliamında da erişim yavaşlamış, ancak kullanım hızla normal seviyeye dönmüştü. Yasağın ilk saatinde yasakla ilgili 15 binden fazla, yani Ankara’daki saldırıyla ilgili tüm gün atılan ilgili twit’lerin yarısı atılmıştı. İlerleyen saatlerde de normal kullanım alışkanlıklarına dönülmüştü.

3 TWIT’TEN 1’İ #KARAGÜN DEDİ

Hafta sonu Twitter’da en çok kullanılan hashtag 150 binden fazla kullanılan #karagün oldu. Bunu 120 bin ile #ankaradayız ve 100 bin ile #yastayız hashtag’i takip etti. İki günde sosyal medyaya erişim engeli ile atılan twit’lerin sayısı 44 bin 187 olarak gerçekleşti. Erişim engeliyle ilgili en çok kullanılan hashtag’ler ise 20 bin kezden fazla kullanılan #twitterblockedinturkey oldu.

kaynak: www.haberturk.com

Paylaşın: FacebooktwitterlinkedinmailFacebooktwitterlinkedinmail
Takip Edin: twitterlinkedinyoutubetwitterlinkedinyoutube

Lider Kimdir? 1 Kasım Seçimleri

Paylaşın: FacebooktwitterlinkedinmailFacebooktwitterlinkedinmail
Takip Edin: twitterlinkedinyoutubetwitterlinkedinyoutube

Lider, ortak bir hedefi gerçekleştirmek için;

  • Hitabet gücü, bilgi ve vizyonu ile insanları etkiler ve peşinden sürükler.
  • Çevresindeki insanları dinler, anlar, onların yardımını ve desteğini alır.
  • Çevresindekilerin en iyi özelliklerini geliştirmeleri için pozitif değişim ve sürekli öğrenme ortamı sağlar.
  • Sahip olduğu güçlü sosyal değerler sayesinde çevresinde yarattığı karizma, örnek kişilik ve tutarlı davranışlarıyla diğer insanlar için etkin bir rol model olur.

Milleti aldatmayacağız! Millete, daima ve daima gerçeği söyleyeceğiz. Belki hata ederiz, yanlış şeyleri gerçek zannederiz. Fakat millet onu düzeltsin.”

“Yolunda yalnız olmayacaksın. Orada aynı hedefi takip eden başkaları ile beraber yürüyeceksin. Bu hayat yarışında, diğerleri kabiliyetleri itibariyle sizi geçebilirler. Bir başarı elinizden kaçabilir. Bundan dolayı onlara kızmayınız ve elinizden geleni yapmışsanız, kendi kendinize de kızmayınız. Asıl mühim olan başarı değil, gayrettir. İnsanın elinde olan ve onu memnun eden ancak gayrettir.”
Mustafa Kemal Atatürk

  • Liderlik, başarılı bir yöneticinin az veya çok sahip olması gereken vasıflardan biridir. Yöneticiler, işleri yapılması gerektiği gibi yaparlarken; liderler veya lider vasıflı yöneticiler “doğru işleri” yaparlar.
  • Yöneticilik ve liderlik, şirket çalışanlarını organize etmenin iki farklı biçimidir.
  • Yöneticiler, formal ve rasyonel yöntemler kullanarak, organizasyonu sağlar.
  • Liderler ise, “yöneticilik kitabında” yazılanları sorgular ve kararlarını yıllardır söylene gelen doğrulara dayanarak değil, ekibini dinleyerek, şirkete ve pazara ilişkin somut rakamlara ve sezgilerine dayanarak alırlar.
  • Liderler yenilikçidir.
  • Liderler takip edilir, yöneticiler ise yönetir. Gerçekten de lider, doğal olarak takip edilirken, yöneticinin kurallarına uyulmak zorunda olduğundan uyulur.
  • Yöneticiler şirket içerisindeki otoritesini zamanla ve şirketin başarısıyla doğru orantılı olarak oluşturur. Liderlerse yöneticilik yetenekleri yetersiz olsa bile baştan itibaren çalışanlar onları doğal olarak takip ederler.
  • Yöneticiler genellikle kendi alanlarında deneyimli ve şirketin bölümlerinin nasıl çalıştığını bilen insanlardan oluşur. Liderler ise, genellikle, şirkete yeni, cesur, taze fikirlerle gelen ama şirketin yapısı işleyişi hakkında bilgi sahibi olmayan insanlardan çıkar.

1 Kasım günü “liderlerimizi” seçerken iyice düşünmeye ihtiyacımız var. Araştırmalara ve yorumlara bakılırsa ufukta yine “istikşafi görüşmeler ve koalisyon arayışları” görünüyor. O yüzden “lider-ler-imizi” özellikle çoğul yazdım. Kimin kimle koalisyon yapacağını oylarımızla biz belirleyeceğiz.

“Sandığa gitmeden evvel iyi düşün taşın. mutluluğu bulacağım diyorsun amma, ne zaman?” https://www.youtube.com/watch?v=ITt6uXkg4S8

Sevgiler, saygılar
Doruk Aktoprak

Paylaşın: FacebooktwitterlinkedinmailFacebooktwitterlinkedinmail
Takip Edin: twitterlinkedinyoutubetwitterlinkedinyoutube

Girişimcilerin bilmesi gereken 21 terim

Paylaşın: FacebooktwitterlinkedinmailFacebooktwitterlinkedinmail
Takip Edin: twitterlinkedinyoutubetwitterlinkedinyoutube

1- Angel Investor / Business Angel / Melek Yatırımcı:
Gelecek vaat eden fakat sermaye sıkıntısı çeken girişimlere bireysel olarak hem finansman hem de bilgi birikimi ve tecrübelerini aktaran, girişimlere network anlamında da yardımcı olan kişilerdir. 
 
2- Seed Capital / Tohum Sermayesi:
Girişimcinin sahip olduğu projelerin hayata geçebilmesi için ihtiyacı olan ön sermayedir.
 
3- Crowdfunding / Kitle Fonlaması:
Girişimin ihtiyaç duyduğu finansmanın, bu girişime inanan ve yatırım yapmak isteyen bir topluluk tarafından sağlanmasına verilen isimdir.
 
4- Incubator / Kuluçka Merkezi:
Kuluçka merkezleri, yeni kurulan girişimlerin hayatta kalabilmeleri için ve yardım sağlamak amaçlı kurulan iş çevreleridir. Bu merkezler henüz başlangıç aşamasında olan girişimlere ofis, mentor ve sermaye desteğinde bulunurlar.
 
5- Venture Capital / Risk Sermayesi:
Yeni kurulmuş , risk taşıyan girişimlere yapılan finansal yatırımlardır. Çoğunlukla fikir halindeki girişimlere değil, uygulanmaya başlanmış girişimlere destek olurlar ve bu destek girişim halka açılana ( IPO ) kadar devam edebilir.

6-Private Equity / Özel Sermaye :
Oturmuş, güçlü, belirli bir pazar payı elde etmiş şirketlere yapılan yatırımlardır. Venture Capital’lerden genelde daha büyüktürler. Ayrıca VC’lere göre private equity daha uzun sürelidir, yani yatırımdan çıkış olarak adlandırabileceğimiz süre daha uzundur.

7- Business Valuation / Şirket Değerlemesi: 
Şirketin tahmini piyasa değerini gösteren işlemdir. Şirketin satışı ya da yatırım alma süreçlerinde gereklidir.
 
8- Term Sheet / Ön Protokol: 
Yatırım anlaşması ile ilgili ön sözleşme metnidir. 3 – 4 sayfada istenilenler özetlenir.
 
9- Break Even Point / Başabaş Noktası:
Gelir ve giderin eşit olduğu noktadır. Kara geçiş noktası olarak da adlandırılır.  
 
10- Return on Investment ( ROI ) / Yatırım Getirisi: 
Yaptığınız yatırımın size geri dönüşünü gösteren bir veridir.  Genelde ROI’ya göre yatırıma devam edip etmeme kararı alınır.
ROI = (Yatırımdan Gelen Kazanç – Yatırım Masrafı) / Yatırım Masrafı
 
11- Unicorn:
1 Milyar Dolarlık değerlemeye ulaşan girişime verilen isimdir.
 
12- Preferred Stock / İmtiyazlı Hisse:
Bu hisselere sahip olanlar oy hakkı, ek ödeme gibi imtiyazlara sahiptir.
 
13- Dilution :
Bir hissedarın şirketteki pay oranının azalmasına verilen isimdir.

14- Anti – Dilution:
Sermaye artırımlarında sermaye koymadan hisse oranının sabit kalmasıdır
 
15- Drag Along:
Büyük ortak hissesini satar ise küçük ortaklar da satmak zorundadır. Buna drag along denir.
 
16- Tag Along:
Büyük ortak hissesini satar ise küçük ortaklar da satışa kendi hisselerinin de dahil edilmesini isteyebilir. Bu duruma tag along denir. 
 
16- Joint Venture / Ortak Girişim:
2 ya da daha fazla tüzel kişinin bir araya gelerek, bir yatırım projesi için birlikte hareket etmek için oluşturdukları ortak işletme yapısına verilen isimdir. 
 
17- Merger / Şirket Evliliği / Birleşme:
İki firmanın, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvanla bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılmasına verilen isimdir.
 
18- Acquisition:
Bir şirketin diğer bir şirket tarafından satın alınmasına verilen isimdir.
 
19- Due Diligence / Durum Tespiti: 
Yatırımcının yatırım yapmak ya da bir şirketin başka bir şirketi satın alma sürecinde şirketi, girişimciyi, iş fikrini ve pazarı araştırma sürecine girmesi işidir. Genellikle danışmanlık firmaları tarafından yürütülür. 
 
20- Initial Public Offering ( IPO ) / Halka Arz:
İlk halka arz için kullanılan kısatlmadır. 
 
21- Exit / Çıkış: 
Girişimcinin kurmuş olduğu girişimdenen uygun zamanda çıkış yapmasına, haklarını ve hisselerini satmasına verilen isimdir.

Paylaşın: FacebooktwitterlinkedinmailFacebooktwitterlinkedinmail
Takip Edin: twitterlinkedinyoutubetwitterlinkedinyoutube

Girişimcilere Tavsiyeler

Paylaşın: FacebooktwitterlinkedinmailFacebooktwitterlinkedinmail
Takip Edin: twitterlinkedinyoutubetwitterlinkedinyoutube

hurriyet.com.tr’de okuduğum ve beğendiğim bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Kaynak: hurriyet.com.tr ve Girişimcilik Vakfı

Girişimcilik revaçta olan bir alan. Özellikle gençler arasında bu konunun büyük ilgiyle izlendiğine şahit oluyorum. Girişimciliğe adım atarken ilk işlerden biri yatırım bulmak olduğundan, düzenli olarak girişimcilerden mailler geliyor. Kendi fikirlerini tanıtıyorlar ve yatırım konusunu açıyorlar.

Doğal olarak bana gelen girişimcilerin hepsi internet girişimcisi. Genelde ilk adım email üzerinden atılıyor. Bana gelen emaillerin hepsini cevaplıyorum. Bir bölümüyle toplantılar düzenliyorum. Muhtemelen ayda 20 tane girişimciyle buluşuyorum, konuşuyorum, tartışıyorum vs. Ve sene başından beri kendimce ufak notlar alıyorum. Onları derlemek ve paylaşmak istedim.

  • Girişimciden ilk toplantıda, ilk tanışmada benim beklediklerim:
    Toplantıya hazırlıklı gelmesi – yani fikrini tanıtmak için elinden gelen en iyi sunumu, en iyi teknolojiyi kullanması…
  • Kendi fikrinin dünyadaki örneklerini bilmesi – onların neden başarılı veya başarısız olduğuna hakim olması
  • Ortakları varsa, ilk toplantıya mutlaka ortaklarıyla gelmesi
  • Ana fikri kısa ve öz anlatması. Herkes tam bu noktada heyecanlanıyor ve ana fikri anlattıktan sonra daha neler neler yapılacağını saymaya başlıyor. Hepsi doğru olabilir ama önce ana fikrin çok net ortaya konması gerekiyor. 20 tane ek fikriniz olsun, ana fikre odaklanmadıktan sonra, sizi dinleyen insanı kaybediyorsunuz
  • Gelir modeli veya finansallar hakkında fikir sahibi olması. Internet bu konuda derya. Biraz ama sadece biraz emek sarfedince, inanılmaz güzel bloglar, örnekler ve diğer nice güzel kaynak bulabiliyorsunuz. Gelir modeli her ne kadar ön planda olmasada, sonunda bir yatırımcının en dikkatli dinleyeceği bir konu oluyor.
  • Kendini anlatması. Daha evvel neler yapmış, nelerden zevk alıyor, bu fikir nasıl kafasına yerleşmiş gibi. Bu sizi dinleyen herkes için çok ilginç bir nokta. Bu konuyu es geçmeyin.


Genel Nasihatlar (girişiminizi hayata geçirdikten sonra):

1. Herkes büyük düşünün der. Onu yapın ama adımlarınızı ilk başta ufak atın. Büyük düşünmek aynı anda büyük adım atmak değildir. Özellikle ilk adımlarınızın sağlam olması lazım.
2. Elde ettiğiniz sonuç başarının ana ölçeğidir. Ama uzun vadede bu sonuçları nasıl elde ettiğiniz gitgide daha önemli olmaya başlar. Bunu ilk günden düşünün. İleride başarılı olursanız, diğer insanların size karşı duydukları saygı sonuçların yanısıra nasıl yaptığınızla da ilgili
3. Network boyutunu göz ardı etmeyin. Ne yaptığınızı başkalarına anlatın.
4. İnternet girişimcisi olacaksanız, hergün ev ödevlerinizi yapın. Her şeyin ölçümlendiği bir dünyanın girişimcisi oluyorsunuz. Önemli olarak değerlendirdiğiniz her veriyi hergün izleyin. Internet hergün değişebilen bir dünya.
5. Kendinizi hiçbir zaman “kısa yoldan köşe dönme düşüncelerine” kaptırmayın. Başarılı olarak gördüğünüz her internet şirketinin arkasında çok büyük özveri ve doğru işi yaptıklarına dair inanç vardır.
6. Sözlerinizi tutun. Özellikle ilk başladığınızda verdiğiniz hisse paylaşım ve ortaklıkla ilgili verdiğiniz sözler tutulmadıkları zaman, size on kat zarar ve kötü enerji olarak geri döner.
7. Rakiplerinizle de iyi iletişimde olun. Onlara gerektiğinde yardımcı olun, bilgi paylaşın. Pazarı beraber büyütmeye özen gösterin. Rakiplerinize saygı duyun.
8. Ekip ruhuna uymayan çalışanlarınızdan, gerekirse ortaklarınızdan hemen ayrılın. Girişimci olmak biraz futbol oynamak gibi. Takım olarak kazanıyorsunuz, takım olarak kaybediyorsunuz.
9. Uzun vadeli hedefleri her zaman kısa vadeli hedeflerin önüne koyun. Özellikle ortaklarınız ve yatırımcılarınızla.
10. Paylaşmaktan korkmayın. Ne kadar çok paylaşırsanız, herşey o kadar büyecektir.

Kaynak: hurriyet.com.tr ve Girişimcilik Vakfı

Paylaşın: FacebooktwitterlinkedinmailFacebooktwitterlinkedinmail
Takip Edin: twitterlinkedinyoutubetwitterlinkedinyoutube

Ekibinizi Motive Etmenin Yöntemleri

Paylaşın: FacebooktwitterlinkedinmailFacebooktwitterlinkedinmail
Takip Edin: twitterlinkedinyoutubetwitterlinkedinyoutube

Çalışanların motivasyonunu en çok etkiliyen faktör direk olarak bağlı çalıştıkları yöneticilerinin onlara gösterdiği tavır ve davranışlardır. Yöneticilerin ekibini nasıl motive veya demotive edebileceğini tartışmaya açmak istiyorum.

Amacım ekibini motive etmek isteyenlere yol göstermek, demotive edenlerin kendilerini sorgulamasını sağlamak. Aslında işin özü, altın kuralı uygulamak, empati yapmaktan geçiyor bence. Üstleriniz neyi nasıl yapınca motive oluyorsunuz yada demotive oluyorsunuz?

  1. Altın kural, size davranılmasını istediğiniz gibi davranın. Binlerce yıldır her türlü insani ilişkide başarıyla işleyen bu kural en temel göstergeniz olsun. Size yapılmasını istemediğiniz birşeyi siz de uygulamayın.
  2. Ekibinizin kariyer rotasını onlarla birlikte belirleyin. Ve onlara kariyerlerini önemsediğinizi gösterin. Bireysel gelişim göstermeleri için onlara mentörlük, koçluk yapın. Eksik yönlerini ve kendilerini geliştirmek için almaları gereken eğitimleri belirleyin. Değişime ve gelişime onları teşvik edin. Birşeyler öğrenemediği, kendini geliştiremediği için iş değiştiren pek çok kişi tanıdım, bir kısmı da benim ekibimdeydi. Maalesef kariyer planlarını yönetmeyi beceremediğim için elimde tutamadığım çok personelim oldu.
  3. İş ve özel yaşam dengesini kurmalarına yardımcı olun. Özel işlerini halledebilmeleri için gerektiğinde çalışma saatlerinde esneklik sağlayın. Aileyle ilgili işler, doktor randevuları gibi konularda göstereceğiniz anlayış ve esneklik ekibinizi tahmin edeceğinizden çok motive edecektir. Sabahları geç kalmalarını, alışkanlık haline getirmedikçe, fazla büyütmeyin. Ekibinizin birbiriyle kaynaşmasını sağlayın. İş yerinde sosyal vakitler ve ortamlar yaratın. Her gün işe gelirken “of aman yine mi işe gidiyorum” duygusunu yok etmeye çalışın. İşlerini sadece para için yaparlarsa demotive olacaklardır. Bir gün bir yıldız gibi kayar giderler.
  4. Empati yaparak anlamaya çalışın ve ekibinizi dikkatlice dinleyin. Onlara değer verdiğinizi gösterin. Kendilerine, fikirlerine değer verilmediğini düşünmeleri aşırı demotive edicidir. İşi geliştirmekle ilgili veya işteki problemleri çözmekle ilgili fikirlerini dinleyin. Kaygılar, hayal kırıklıkları, çatışmalar, üzüntüler, ailevi sorunlarını dinleyin. Abartmadan elbette. Sürekli olarak numaradan hasta olanları ve sizi kandırmaya çalışanları mutlaka ikaz edin. En az sorun yaşayan, en az mazeret bildiren, işe sürekli vaktinde gelen personelinizi de ayrıca ödüllendirin.
  5. Motivation2Yönetici pozisyonunuzu kullanarak dedim oldu, yaptım oldu, ben öyle istiyorum düşünce şekline sahip olmak, ekibinize ve tercihlerine saygı duymamak onları demotive eder. Ekibinizle yapacağınız toplantılarınıza geç kalmak, yönetici olduğunuz için bunu kendinizde bir hak olarak görmek, ekibinizle aranıza duvar örecektir. Toplantılarınızı sürekli ötelemek önemsiz hissetmelerine ve iyice demotive olmalarına sebep olacaktır. Ekibinizin zamanlarına saygı gösterin, onları bekletmeyin. Maillerine, mesajlarına mutlaka geri dönün. Detaylı cevap veremiyorsanız bile döneceğiniz zamanı bildirin. Sorularını, isteklerini sonra sonra diyerek ötelemeyin. Telefonlarınıza çıkın ve rahatsız ettikleri hissini yaratmayın. Önerilerini görmezden gelmeyin. Emredilenleri emredildiği gibi yapmalarını, fikir üretmemelerini asla söylemeyin. Askeri bir disiplin ve hiyerarşi oluşturmaya çalışmayın. Bunlar küçük önemsiz şeyler gibi gözükebilir ama ekibinizin hislerinde büyük etkisi vardır. Yöneticilerinden ve patronlarından nefret eden çalışanlar çok hızlı bir şekilde iş değiştiriyor. Kendinizi sevdirmek için onlara sevgi ve ilgi gösterin. Vermeden alamazsınız.
  6. Ekibinizden birinin başardığı bir işi mutlaka ilan edin. Bazen maddi bir ödülden bile önemlidir, işe yaradıklarını hissetmelerini sağlamak. Katkıları çok küçük bile olsa ekibinizin emeğini küçümsemeyin. Ben olmasaydım siz ne işe yarardınız havası yaratmayın. Unutmayın ki “Şeyh uçmaz, müritleri uçurur.”
  7. Öfkeden kendinizi kaybetmeyin, işyerinde terör estirmeyin. Gelene gidene bağırıp, çağırmayın. Öfkenizi kontrol edemiyorsanız, ekibinizi hata yapmaktan korkar, inisiyatif alamaz bir hale getirirsiniz. Eleştirel bir yaklaşımınız olmalı ama eleştirileriniz teşvik edici olmalı, kırıcı değil.
  8. Ekibinizi ve başarılarını mutlaka övün. Kovma tehtidiyle iş gördürme devri çoktan kapandı. Çalışanlar artık ruhlarının okşanmasıyla verimli olabiliyor. İyi bir iş yaptıklarını ve değerli olduklarını duymak isterler. Basit ama etkili teşvik edici cümlelerle inanılmaz bir motivasyon ve bağlılılık sağlarsınız. Başarısız olduğunu ve performans gösteremediğini düşünmeleri çalışanlarınızın demotive olmasına ve iş değiştirmelerine sebep olacaktır.
  9. Ve son olarak da patronların pek sevmediği başarının maddi olan kısmını paylaşmaya geldik. Hedefleri dağıtırken gösterdiğiniz bonkörlüğü ödülü paylaşırken de gösterin. Şirketinizin performans göstergeleriyle (KPI) ekibinizin ekonomik beklentilerini birbirine bağlayan, ulaşılması imkansız olmayan hedeflerle bir prim sistemi oluşturun. Ödemekten sakınmayacağınız miktarda primler üreten ama aynı zamanda da teşvik edici olacak hedefler belirlemelisiniz. Dönemler çok uzun olmasın ve söz verdiğiniz gibi de primlerinizi ödeyin. Bu sisteme sadece satış ekibi ve üst yönetimi değil her seviyedeki tüm çalışanlarınızı dahil edin.

Son madde haricindekilerin şirketinize bir maliyeti yoktur. Aslında son maddeyi de iyi planlayabilirseniz onun da şirketinize maddi-manevi katkısı maliyetinden katbe kat fazla olacaktır. Ekibinizi motive etmenin aklıma gelmeyen ve sizlerin zaten uyguladığı türlü yolları olabilir. Olabildiğince kısa ve basit tutmaya çalışarak ilk aklıma gelenleri yazdım.

Görüşlerinizi ve benim aklıma gelmeyen eklemek istediklerinizi yorum olarak ekleyebilirseniz memnun olurum.

Sevgiler, saygılar
Doruk Aktoprak

Paylaşın: FacebooktwitterlinkedinmailFacebooktwitterlinkedinmail
Takip Edin: twitterlinkedinyoutubetwitterlinkedinyoutube