in günce

Paylaşın: FacebooktwitterlinkedinmailFacebooktwitterlinkedinmail
Takip Edin: twitterlinkedinyoutubetwitterlinkedinyoutube

Her şeyi acilen arıyoruz… ACİLEN Eleman, iş, aşk, kan, ev, araba, bakıcı, pazarlamacı, bulaşıkçı, garson, tezgahtar, hayırsever, sponsor, fenere başkan, cimboma kanat, beşiktaşa golcü ARANIYOR… Ama çok acil…

Son günlerde Otellerde eleman ilanları da böyle… Otelimize uzun zamandır eleman arıyoruz. Tam birini buluyoruz hoppala bu arada başka bir eleman işi bırakıyor.

Haydi bakalım, yine eleman aramaya devam. Özellikle de oteller son dönemde eleman bulamıyor. Hali hazırda çalışanlar bile iş arıyor. Değilse bile headhunter’lar avlıyor. Hoop terfien transfer.

Neden peki? Neden turizmde çalışacak eleman bulamıyoruz?

Güneyde oteller açıldı ondan bulamıyoruz… Herkes eleman arıyor bir tek biz değil ki… İnsanlarımız tembel çalışmak istemiyor, işsizlik falan külliyen yalan… Ara eleman yok şekerim… Kendi uydurduğumuz bu bahanelere inanmaya devam edecek miyiz?

Eğer doğru personeli işe alırsanız ve doğru bir oryantasyon programıyla onları takımın bir parçası yapabilirseniz, sadece maddi avantajlardan dolayı sizi terk edip gitmeyeceklerdir. Çalışanlarınız gizli gizli iş aramayacaklardır. İşçinin tek motivasyonu para değildir. Herkes bunun farkındadır. Patronlarda da bilirler ve söylerler. Ancak Erich Fromm’un dediği gibi; “Önemli olan sözler değil, davranışlardır. Sevdiğini söyleyen birisi yerine, sevgisini gösteren birisine inanın.”

  • İşe alacağınız elemanın ne kadar sık iş değiştirdiğini sorgularken kendi turnover yüzdenize bakıyor musunuz? Kaç tane personeliniz kıdemli ve ne kadar kıdemli?
  • Yeni aldığınız elemanlara kendilerini ispatlamak için yeterli şansı veriyor musunuz?
  • Onlara takımdaki rollerini iyice anlatıyor musunuz? Oryantasyon yapıyor musunuz?
  • Çalışanlarınızın iş yükünün farkında mısınız? Çok fazla iş yükleyerek hata yapıncaya kadar bunaltıp cezalandırıyor musunuz?
  • İşe alım ve terfilerde adil davranıyor musunuz? Eski elemanla aynı pozisyona daha yüksek maaşla birini mi alıyorsunuz?
  • İş yerinizde bilgi akışını hiyerarşik bir düzenle yapıyor musunuz? Yoksa size yalan yanlış haber uçuran ajanlarınız mı var?
  • En son hangi personelinizi ödüllendirdiniz? Tamam patronlar zor beğenir ama hiç mi başarı kaydedilmedi?
  • Transfer olup gidebilenin değil kalabilenin değerli olduğu bir iş ortamı yaratabiliyor musunuz?
  • İşten ayrılanların gerçek ayrılma sebeplerini biliyor musunuz? Size “özel sebeplerle” diyerek söylemek istemedikleri gerçekleri duymaya hazır mısınız?
  • Çalışanlar arasında bir çatışma ortamı yaratmaktaki amacınız birbirlerini ispiyonlamaları mı? Yoksa iyi anlaşanların aralarında birleşip size kazık atacaklarını mı düşünüyorsunuz?
  • Mülakata çağırdığınız kişinin görüşmeye gelmeme sebebini araştırıyor musunuz? Adınız çıkmış olabilir mi?
  • En az ücret kadar önemli olan diğer konularda ne yapıyoruz? Kariyer, iş güvencesi, saygı ve takdir görmek, başarılı olduğunu bilmek, terfi, ödül, öğrenmek, kişisel gelişim olanakları, takımın parçası olmak, dinlenilmek, önemsenmek, hata yapma toleransının olduğunu bilmek, sevilmek ve daha bir sürü şey…

Yok yok bunlara hiç girmeyelim. Bize acilen bir sürü eleman lazım. Her pozisyona adam aranıyor. Varsa göndersene… Tamam şekerim…

Acelemiz var çünkü plan yapmıyoruz, yapsak da plana uymuyoruz, işimizi hep son dakikaya bırakıyoruz. İnternette gezerken bile okumakla uğraşmayalım, video olsun izleyelim istiyoruz. Ne demişler “Acele işe . . . .” 

Sevgi ve Saygılarımla

Doruk Aktoprak

www.DorukAktoprak.com

#Otel #Acil #Eleman #Acele #Neden #Aceleİşe

Paylaşın: FacebooktwitterlinkedinmailFacebooktwitterlinkedinmail
Takip Edin: twitterlinkedinyoutubetwitterlinkedinyoutube